Şanlıurfa Valiliği Konferans Salonu’nda düzenlenen “Sağlık Değerlendirme Toplantısı”, kentin sağlık haritasını detaylarıyla gözler önüne serdi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başta olmak üzere Şanlıurfa milletvekilleri, vali, güvenlik bürokrasisi, kaymakamlar, kamu ve özel hastane temsilcileri ile çok sayıda yetkili katıldı.
Toplantının açılışını İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erhan Berk yaptı. Sunum, yıllardır görmediğimiz kadar kapsamlı ve veriye dayalıydı. Yatak sayısından doktor sayılarına, branş eksikliklerinden sağlık personeli ihtiyacına kadar her detay tek tek rakamlarla ortaya kondu. Dr. Berk’in sunumu, Şanlıurfa’nın sağlık alanındaki “tomografisi” gibiydi; güçlü ve zayıf noktalar net biçimde görünüyordu.
Açık söylemek gerekirse İl Sağlık Müdürü Erhan Berk, son derece nazik bir üslupla ama açık bir şekilde kentin sağlık alanındaki eksiklerini ortaya koydu. Bir anlamda, Şanlıurfa’nın sağlık alanındaki sorunlarını vekillerin ve karar vericilerin önüne koydu.
Ancak toplantının ilerleyen bölümünde tablo değişti. Söz milletvekillerine ve TBMM Başkanvekili Bozdağ’a geldiğinde, ağırlık geçmiş yılların karşılaştırmalarına ve Türkiye genelinde yapılan sağlık yatırımlarına kaydı. 2002 öncesi ve sonrası kıyaslamalar, sağlık güvencesinin yaygınlaşması, ambulans sayısındaki artış ve yapılan hastane yatırımları uzun uzun anlatıldı.
Elbette Türkiye’de sağlıkta önemli bir dönüşüm yaşandı ve geçmişte yapılan hizmetleri göz ardı etmek haksızlık olur. Ama toplantının konusu Türkiye’nin sağlık başarıları değil, Şanlıurfa’nın mevcut ihtiyaçlarıydı.
Yaklaşık 2,5 milyon nüfusa sahip ve Türkiye’nin en genç şehirlerinden biri olan Şanlıurfa’da hâlâ kişi başına düşen doktor sayısı ülke ortalamasının altında. Bazı branşlarda ciddi hekim açığı mevcut. Vatandaşlar randevu bulmakta zorlanıyor; özellikle uzman doktor eksikliği kentte sağlık hizmetlerini aksatan en temel sorunlardan biri.
Üstelik uzun süredir bekleyen projeler hâlâ belirsiz. Bekir Bozdağ tarafından 14 Ekim 2023’te 120 yataklı Kadın Doğum Hastanesi yapılacağı açıklanmıştı; ancak projenin hangi aşamada olduğu hâlâ bilinmiyor. Şanlıurfa’nın en büyük eksikliklerinden biri olan müstakil bir onkoloji hastanesi meselesi de çözüm bekliyor. Kanser hastaları ileri tetkik ve tedavi için başka illere gitmek zorunda kalıyor.
1.050 yataklı yeni hastane projeleri ve Harran Üniversitesi eski hastane alanının akıbeti de cevapsız sorular arasında. Toplantıda basın mensuplarına soru hakkı verilmemesi, şehir halkının merak ettiği soruların yanıt bulmasını engelledi. Bu tür toplantılar, kamuoyunun sorularına yanıt aramak için önemli bir fırsat iken, kapalı kapılar ardında ilerledi.
Şanlıurfa hızla büyüyen bir şehir. Nüfus artışı Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Bu, sağlık planlamasında hızlı ve güçlü adımlar atılmasını zorunlu kılıyor. Bugün kentte yatak sorunu var, yoğun bakım sorunu var, branş doktoru açığı var, palyatif bakım yatağı ihtiyacı var, sağlık personeli eksikliği var, randevu bulma sorunu var. Bu eksiklikler yüzünden birçok hasta Gaziantep’e, Diyarbakır’a veya başka şehirlere gitmek zorunda kalıyor.
Gerçek şu ki; sunumlar ne kadar detaylı olursa olsun, çözüm adımları somut değilse tablo değişmiyor. İl Sağlık Müdürü Erhan Berk’in sunumu sorunları net biçimde ortaya koydu. Siyasiler ise topu taca atıyor; geçmiş başarıları ve genel Türkiye istatistiklerini sıralamakla yetiniyor.
Şanlıurfa artık yeni müjdeler duymak istemiyor. Kent, planlı, uygulanabilir ve zamanlı adımlar görmek istiyor. Çünkü Urfa’nın zamana tahammülü kalmadı. Genç ve hızla büyüyen nüfusu, sağlık ihtiyaçlarının gecikmeye tahammülü olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, sunum net, veriler ortada; ama çözüm adımları hâlâ sahaya inmiş değil. Şanlıurfa artık konuşma değil, eylem zamanı diyor. Müjdeler yerini yatırım ve yataklara, sözler yerini doktor sayısına ve projelerin somut takvimine bırakmalı. Çünkü Urfa halkı, zamana değil, çözüm bulmaya ihtiyaç duyuyor.