“Değerli Basın Emekçileri” Diyenlere Basit Bir Soru: Basına Bir Gün de Siz Kulak Verin

Basın gerçekten “değerli” mi, yoksa ihtiyaç duyulduğunda hatırlanan bir araç mı?

Neredeyse her açıklamanın başında aynı cümle…

“Değerli basın emekçileri…”

Sonra milletvekilinin programı geliyor.

Belediye başkanının ziyareti geliyor.

Parti toplantısı geliyor.

Basın açıklaması geliyor.

Fotoğraflar, metinler, açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları gazetecilerin e-posta kutularına ve telefonlarına düşüyor.

Gazeteci de görevini yapıyor.

Haberi hazırlıyor, fotoğrafı düzenliyor, yayımlıyor.

Çünkü gazetecilik bunu gerektiriyor.

Fakat burada biraz durup düşünmek gerekiyor.

Bu ilişkinin diğer tarafında ne var?

Basın, siyasetin haberlerini kamuoyuna taşırken siyaset basının sorunlarını ne kadar gündemine alıyor?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Şanlıurfa’da yerel basın kuruluşları yıllardır zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışıyor. Büyük medya kuruluşlarının sahip olduğu ekonomik imkânların çok uzağında, sınırlı personelle, yüksek işletme maliyetleriyle ve yoğun rekabet içerisinde gazetecilik yapılmaya çalışılıyor.

Buna rağmen yerel basın, şehrin gündemini takip ediyor.

Bir belediyenin açılışını da haber yapıyor.

Bir milletvekilinin açıklamasını da…

Bir siyasi partinin toplantısını da…

Vatandaşın şikâyetini de…

Ve gerektiğinde aynı belediyeyi, aynı milletvekilini veya aynı siyasi partiyi eleştiriyor.

Çünkü gazetecilik alkışlamak değildir.

Gazetecilik gerektiğinde soru sormaktır.

Tam da bu nedenle siyasi partilerin basına bakışının yalnızca olumlu haberler üzerinden değerlendirilmemesi gerekir.

Bir siyasetçi, haberinin yayımlanmasını istediğinde gazeteciyi “değerli” görüyor olabilir.

Peki gazeteci eleştirel bir haber yaptığında da aynı gazeteci değerli midir?

Asıl soru budur.

Şanlıurfa’da bazı siyasi aktörlerin çalışmalarının yerel basında geniş biçimde yer aldığı herkesin malumu. Milletvekillerinin ve belediye başkanlarının programları, açıklamaları ve ziyaretleri haberleştiriliyor.

Bunda olağan dışı hiçbir şey yok.

Hatta demokrasinin gereği bu.

Fakat sorun, ilişkinin yalnızca haber ihtiyacı üzerinden kurulmasıdır.

Basına ihtiyaç duyulduğunda gazeteciler aranıyor, davet ediliyor, haber metinleri gönderiliyor.

Peki yerel basının sorunlarını konuşmak için kaç kez aynı gazeteciler aranıyor?

Basın kuruluşlarının ekonomik sıkıntıları ne kadar gündeme geliyor?

Gazetecilerin yaşadığı sorunlar ne kadar dinleniyor?

Kamu kurumlarının ve belediyelerin yasal tanıtım ve iletişim faaliyetlerinde yerel basına yönelik objektif, şeffaf ve eşit kriterler oluşturuluyor mu?

Bunlar sorulması gereken sorular.

Ve bu soruların muhatabı yalnızca bir siyasi parti değil.

DEM Parti de dahil olmak üzere bütün siyasi partiler, belediyeler ve kamuoyunda etkili olan sivil toplum kuruluşları bu konuda kendisine bakmalı.

Çünkü mesele bir partiye karşı olmak değil.

Mesele, basınla kurulan ilişkinin gerçekten samimi olup olmadığını sorgulamaktır.

Örneğin “Değerli basın emekçileri” diye başlayan bir açıklamanın arkasından gazetecinin emeğinin ekonomik karşılığını düşünmek neden bu kadar zor?

Bir haberin hazırlanmasının hiçbir maliyeti yokmuş gibi davranmak neden normal kabul ediliyor?

Gazeteci sahaya gidiyor.

Ulaşım masrafı yapıyor.

Fotoğraf çekiyor.

Video hazırlıyor.

Haber yazıyor.

Editör kontrolünden geçiriyor.

İnternet sitesinin teknik giderini ödüyor.

Personel çalıştırıyor.

Vergisini, faturasını, sunucu giderini karşılıyor.

Bütün bunların adı emek.

O halde “basın emekçisi” dediğimiz kişinin emeğini yalnızca özel günlerde hatırlamak yeterli mi?

Bayramda bir mesaj yayınlamak elbette güzel.

Gazeteciler Günü’nde tebrik etmek de güzel.

Fakat asıl değer, yılın 365 günü gösterilir.

Basın kuruluşları arasında ayrım yapmadan iletişim kurmakla gösterilir.

Davetiye dağıtırken de, eleştiri geldiğinde de aynı mesafeyi korumakla gösterilir.

Yasal tanıtım ve iletişim imkânlarından yararlanma konusunda şeffaf ve adil bir sistem kurmakla gösterilir.

Burada bir başka hassas noktanın da altını çizelim:

Basına destek verilsin derken gazeteciliğin bağımsızlığından vazgeçilmesini kimse istemiyor.

Tam tersine.

Kamu kaynaklarının basın ve tanıtım faaliyetlerinde kullanılması gerekiyorsa bunun açık, yasal, denetlenebilir ve eşit kriterlere bağlı olması gerekir.

Gazeteci kimsenin reklam memuru değildir.

Hiçbir siyasi partinin propaganda bürosu değildir.

Belediyelerin basın servisi hiç değildir.

Gazeteci; haberini yapar, sorusunu sorar, gerektiğinde eleştirir.

Bunu kabul edemeyen siyasetçinin gazetecilikten değil, yalnızca kendisini öven haberlerden hoşlandığını söylemek haksızlık olmaz.

Şimdi tekrar o cümleye dönelim:

“Değerli basın emekçileri…”

Bu cümleyi kurmak kolay.

Asıl zor olan, arkasını doldurmak.

Şanlıurfa’nın yerel basını artık güzel sözlerden çok, samimi bir yaklaşım bekliyor.

Gazetecinin telefonuna yalnızca haber göndermek için değil, sorunlarını dinlemek için de ulaşılması gerekiyor.

Çünkü basın sadece konuşulanları halka aktaran bir megafon değildir.

Basın aynı zamanda toplumun sorularını siyasetçiye yönelten aynadır.

O aynaya bakmak istemeyenlerin, aynayı taşıyan gazeteciyi “değerli” ilan etmesinin de pek bir anlamı kalmıyor.

O yüzden siyasi partilere, belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına çağrımız basit:

Bir gün de basına konuşmayın.

Bir gün de basını dinleyin.

Belki o zaman “değerli basın emekçileri” sözünün gerçekten ne kadar değer taşıdığını hep birlikte görürüz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

İsrail, Filistin’de 2 yılda 33 bin kadını katletti

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail saldırılarında son 2 yılda yaklaşık 33 bin kadının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Büyükşehir, Şehir Hastanesi Önünde Ulaşımı Güvenli Hale Getiriyor

Şanlıurfa Şehir Hastanesi önündeki 25 metre genişliğindeki Fahrettin Paşa Bulvarı’nı 50 metreye çıkaran Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, bulvarda yol ve yaya geçiş çizgilerini de tamamladı.

 Takoran Vadisi Güzergâhındaki Yollar, Büyükşehir Belediyesi İle Konforlu Hale Geliyor

 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, eşsiz güzelliklere sahip Siverek ilçesindeki Takoran Vadisi güzergâhında gerçekleştirdiği çalışmalarla yolları daha konforlu hale getiriyor.

Gülpınar’dan Miting Teşekkürü

Yeniden Refah Partisi Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Kasım Gülpınar, büyük Şanlıurfa mitingine katılan vatandaşlara teşekkür etti.