Hayat, bazen bizlere beklenmedik sınavlar sunar.
Hayat, kimi zaman insanın yüreğine kor gibi düşen imtihanlarla gelir. Ailenin bir ferdi yara aldığında, sarsıntı yalnızca evin içinde kalmaz; o acı, kapıdan taşar, komşuya gider, mahalleye yayılır, şehrin tamamına siner. Geçtiğimiz günlerde ailemiz, böylesine ağır bir sınavdan geçti. Abim Eyyüp Dodanlı Şanlıurfa’da silahlı bir saldırıya uğradı. Bu hadise, sadece bizi değil, tanıyan tanımayan tüm hemşehrilerimizi derinden üzdü.
O ilk an… Yüreğe çöken endişenin tarifi yoktur. İnsan ne nefes alabilir, ne düşünce toparlayabilir. Ancak hemen ardından öyle bir dayanışma çemberi oluştu ki; acımızın ağırlığı hafifledi, umut yeniden filizlendi.
Hastaneye koşan, doktorlardan bilgi alan, ilgisini ve desteğini açıkça ortaya koyan Şanlıurfa Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Doç. Dr. Ahmet Güzelçiçek’e, Hastane Başhekimi Doç. Dr. Eyyüp Şeyhanlı’ya, doktorlarımıza ve tüm sağlık çalışanlarına minnettarlığımız sonsuzdur. Gecenin hangi saatinde olursa olsun, bir hemşehrisine sahip çıkan bu kadim şehrin sağlık emekçileri, bizlere güven ve güç verdi.
Ama asıl büyük dayanışma… O, Şanlıurfa’nın her köşesinden yükseldi. Bir telefon, bir dua, bir ziyaret, bir mesaj… Kimi sosyal medya üzerinden, kimi bizzat gelerek desteğini gösterdi. Sadece devlet erkanı değil; sivil toplumdan iş dünyasına, basından mahalle esnafına kadar herkes aynı cümleyi kurdu: “Yanınızdayız.”
Desteklerini esirgemeyenler arasında;
Geçmiş dönem Tarım Bakanı ve İYİ Parti Ankara Milletvekili Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, Şanlıurfa milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Sait Ağan, Isparta Valisi Abdullah Erin, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, İl Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, Suruç Emniyet Müdürü Ali İhsan Özçelik, Yeniden Refah Partisi MKYK Üyesi Mehmet Ekinci, MHP İl Başkanı Mahmut Güneş, HÜDA-PAR Şanlıurfa il başkanı Faruk Polat, HÜDA-PAR Genel Merkez Halkla ilişkiler Başkan Yardımcısı Emin Özaslan,AK Parti’nin önceki dönem yöneticileri, ilçe başkanları, belediye başkan yardımcıları, sendika temsilcileri, STK başkanları, Basın İlan Kurumu bölge yöneticileri, Şanlıurfaspor camiası, iş dünyasının kıymetli temsilcileri, muhtarlarımız ve basın mensuplarımız var.
Her biri, “geçmiş olsun” derken bir nezaket değil; bir gönül bağı gösterdi. Çünkü Urfa’da adet böyledir: Zor gün, dostun belli olduğu gündür. Bir ev yanarsa, tüm sokak seferber olur. Bir kişi hüzne düşerse, mahalle yas tutar. Bir hemşehri dara düşerse, yüzler oraya çevrilir.
İşte bu kadim şehir, bir kez daha büyüklüğünü gösterdi.
Tarihindeki peygamberler kadar merhametli, Harran ovası kadar geniş gönüllü olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Elbette ki desteğini esirgemeyen yalnızca makam sahipleri değildi. Akrabalarımız, dostlarımız, komşularımız, mahalle esnafımız ve şehrin dört bir yanındaki vatandaşlarımız… Hepsi aynı duayı etti:
“Allah şifa versin, bir daha göstermesin.”
Adli birimlerin, güvenlik güçlerimizin ve kamu kurumlarının titiz çalışması da bu sürecin sağlıklı yürütülmesine büyük katkı sağladı. Onların emeği, şehir adına taşıdıkları sorumluluğun en güzel göstergesiydi.
Bu yaşananlar bizlere bir kez daha şunu hatırlattı:
Bir şehrin büyüklüğü nüfusuyla değil, vicdanıyla ölçülür.
Şanlıurfa, işte bu yüzden büyüktür. Çünkü bu şehir, acı geldiğinde tek yürek olmayı bilir. Çünkü bu şehir, kardeşliğin sadece sözle değil, davranışla gösterildiği yerdir.
Allah hiçbir aileyi böylesi sınavlarla karşılaştırmasın.
Ama böyle zor günlerde kenetlenen bu koca ailenin –evet, Şanlıurfa ailesinin– varlığı insana güç veriyor.Abimin tedavi süreci Gaziantep ‘te devam ediyor.
Bu vesileyle, destek olan, dua eden, arayan, soran, hastaneye gelen, kalbi bizimle atan herkese şükranlarımızı sunuyorum.
Urfa’nın kadim kültürü, dayanışması ve gönül genişliği daim olsun.