ŞANLIURFA – Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Coşkun, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sistemin eğitimde ölçme ve değerlendirme süreçlerinde standartlaşmayı amaçladığını belirten Coşkun, uygulamanın öğretmenlere getireceği iş yükü, hukuki uyum ve mesleki yetki konularında yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Eğitimde niteliği artıran, öğrencilerin öğrenme eksikliklerini belirlemeye katkı sunan ve fırsat eşitliğini destekleyen yenilikleri önemsediklerini belirten Coşkun, düzenlemelerin sahadaki etkileri yeterince değerlendirilmeden hayata geçirilmesinin yeni sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Öğretmene rağmen sistem tasarlanmamalı”
OYSS’nin uygulanma sürecinde eğitim sendikaları ve öğretmenlerin görüşlerinin alınması gerektiğini vurgulayan Coşkun, istişarenin yalnızca alınan kararların duyurulmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini kaydetti.
Öğretmenlerin sınav hazırlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerini doğrudan etkileyen düzenlemelerin sahada görev yapan eğitim çalışanlarının katkısıyla şekillendirilmesi gerektiğini belirten Coşkun, öğretmenlerin uygulayıcısı olduğu bir sistemin onların görüşleri dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini ifade etti.
“Mevzuat uyumu sağlanmalı”
Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği, ilgili yönerge ve OYSS Uygulama Kılavuzu arasındaki olası uyumsuzlukların giderilmesi gerektiğine dikkat çeken Coşkun, öğretmenlere ve alan zümrelerine tanınan sınav hazırlama ve değerlendirme yetkilerinin bir uygulama kılavuzuyla sınırlandırılmaması gerektiğini dile getirdi.
Merkezi soru havuzunun öğretmenlerin mesleki takdir yetkisini ortadan kaldıran değil, onları destekleyen bir araç olarak kullanılması gerektiğini belirten Coşkun, soru değiştirme hakkının sınırlandırılması ve merkezi sistemden alınan soruların doğruluğunun öğretmenlere onaylatılması gibi uygulamaların da yetki ve sorumluluk dengesi bakımından yeniden değerlendirilmesini istedi.
“Kapsamlı pilot uygulamalar yapılmalı”
Farklı okul türleri, bölgeler, branşlar, sınıf mevcutları, öğrenci profilleri ve teknolojik altyapıların dikkate alınmadan sistemin ülke genelinde zorunlu olarak uygulanmasının doğru olmayacağını savunan Coşkun, kısa süreli teknik denemelerin kapsamlı pilot uygulamaların yerini tutamayacağını ifade etti.
Coşkun, yalnızca belirli dersleri kapsayan pilot çalışmaların genişletilmesi ve sistemin öğretmenlerin çalışma sürelerine, öğrencilerin başarısına, sınav süreçlerine ve okul yönetimine etkilerinin birlikte analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Tespit edilen sorunlar giderilmeden uygulamanın yaygınlaştırılmaması çağrısında bulundu.
“Öğretmenler veri giriş memuruna dönüştürülmemeli”
OYSS kapsamında sınav hazırlama, soru seçme, puanlama anahtarı oluşturma, öğrencilerin her sorudan aldığı puanları sisteme işleme ve öğrenme çıktıları üzerinden ayrı ayrı veri girişi yapma gibi işlemlerin öğretmenlerin iş yükünü artırabileceğini kaydeden Coşkun, özellikle kalabalık sınıflarda bu durumun daha fazla zaman ve emek gerektireceğini belirtti.
Gelişim raporları ve mevcut e-Okul işlemleriyle birlikte değerlendirildiğinde, mükerrer veri girişlerinin öğretmenlerin öğrencilerle birebir ilgilenmek için ayırdığı zamanı azaltabileceğini ifade eden Coşkun, dijitalleşmenin eğitim çalışanlarının işini kolaylaştırması gerektiğini vurguladı.
Coşkun, mevcut dijital sistemlerin bütünleştirilmesini, tekrarlanan veri girişlerinin kaldırılmasını ve başka okulların sınavlarının değerlendirilmesi gibi uygulamaların öğretmenlere karşılıksız ek görev yüklememesini istedi.
Millî Eğitim Bakanlığına 6 maddelik çağrı
İbrahim Coşkun, Millî Eğitim Bakanlığından OYSS Uygulama Kılavuzu’nun eğitim sendikaları ve öğretmen temsilcilerinin katılımıyla yeniden değerlendirilmesini istedi.
Coşkun’un açıklamasında öne çıkan talepler şöyle sıralandı:
OYSS Uygulama Kılavuzu’nun eğitim sendikaları ve öğretmen temsilcilerinin katılımıyla yeniden değerlendirilmesi.
Yönetmelik, yönerge ve uygulama kılavuzu arasındaki olası hukuki uyumsuzlukların giderilmesi.
Öğretmenlerin ve alan zümrelerinin mesleki takdir yetkilerinin korunması.
Farklı bölgeleri, okul türlerini ve öğrenci profillerini kapsayan kapsamlı pilot uygulamalar ile etki analizleri tamamlanmadan zorunlu yaygınlaştırmaya gidilmemesi.
Öğretmenlere ilave bürokratik yük getiren işlemlerden vazgeçilmesi ve mükerrer veri girişlerinin önlenmesi.
Teknik altyapı, hizmet içi eğitim ihtiyaçları ve okulların imkânları dikkate alınarak gerçekçi bir geçiş takvimi oluşturulması.
“Dijitalleşmenin başarısı veri miktarıyla ölçülmemeli”
Eğitimde dijitalleşmenin başarısının sisteme girilen veri miktarıyla değil, öğretmenlerin işini ne ölçüde kolaylaştırdığı ve öğrencilerin öğrenme süreçlerine ne kadar katkı sağladığıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Coşkun, eğitimde yeniliklere karşı olmadıklarını ifade etti.
Coşkun, itirazlarının istişare yapılmadan hayata geçirilen düzenlemelere, hukuki belirsizliklere, yeterince test edilmemiş uygulamalara ve öğretmenlere yeni iş yükü getiren süreçlere yönelik olduğunu kaydetti.
İbrahim Coşkun Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa İl Başkanı