Mahremiyet Kimin İçin?

Bir yanda başını örten, bunu inancı ve hayat tarzının vazgeçilmez bir parçası olarak gören anneler… Diğer yanda ise aynı annelerin yanında yaz sıcağında çoğu zaman yalnızca iç çamaşırıyla, bazen de tamamen çıplak dolaşan küçük çocuklar…

Bu manzara kimi zaman şaşkınlık, kimi zaman eleştiri, kimi zaman da alay konusu oluyor. Oysa bu tabloya sadece “çelişki” demek, meseleyi fazlasıyla basite indirgemek olur.

Asıl soru şudur: Mahremiyet dediğimiz kavram, aile içinde nasıl tanımlanıyor?

Başörtüsü, milyonlarca kadın için yalnızca bir kıyafet değildir. İnançtır, kimliktir, yaşam biçimidir. Dolayısıyla mahremiyet anlayışının en görünür sembollerinden biridir. Ancak aynı evde büyüyen çocuğun kamusal alanda çıplak dolaşmasının doğal görülmesi, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Mahremiyet yalnızca yetişkinlere ait bir kavram mıdır?

Elbette küçük çocukların çıplak dolaşması yalnızca muhafazakâr ailelerde görülen bir durum değildir. Anadolu’nun birçok kentinde, köyünde ve hatta büyükşehirlerinde yıllardır süregelen kültürel bir alışkanlıktır. Özellikle sıcak bölgelerde “çocuk üşümez”, ” daha rahat eder” anlayışı nesilden nesile aktarılmıştır.

Ancak dünya değişiyor.

Artık çocuk hakları, kişisel sınırlar ve mahremiyet eğitimi geçmişe göre çok daha fazla konuşuluyor. Çocuk gelişimi uzmanları, beden farkındalığının ve mahremiyet bilincinin erken yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekiyor. Çünkü çocuk, kendi bedenine saygı duymayı önce ailesinden öğreniyor.

Tam da bu noktada mesele, başörtüsü ya da kıyafet tartışmasının dışına çıkıyor.

Asıl konu, çocukların kamusal alandaki görünürlüğü ve korunmasıdır.

Sosyal medya çağında yaşıyoruz. Eskiden yalnızca mahallede görülen bir görüntü, bugün saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaşabiliyor. Parkta, sahilde veya piknikte çekilen masum bir fotoğraf, kötü niyetli kişilerin eline geçebiliyor. Dijital dünyanın riskleri, ebeveynlerin çocuklarına ilişkin mahremiyet anlayışını yeniden düşünmesini zorunlu kılıyor.

Bu nedenle artık “Bizim zamanımızda da böyleydi.” cümlesi tek başına yeterli bir açıklama olmuyor.

Öte yandan bu konu üzerinden muhafazakâr aileleri hedef alan, inançları küçümseyen veya başörtüsünü tartışmanın merkezine koyan yaklaşımlar da çözüm üretmiyor. Çünkü çocuk mahremiyeti, ideolojilerin değil, ortak vicdanın konusudur.

Bir annenin başörtülü olması ile çocuğunun nasıl giydirildiği arasında doğrudan bir denklem kurmak doğru değildir. Aynı şekilde başı açık ailelerde de benzer görüntüler görülebilmektedir. Bu nedenle tartışmanın ekseni yaşam tarzı değil, çocukların üstün yararı olmalıdır.

Toplumlar bazen kendi çelişkilerini fark etmeden yaşamaya devam eder. Fakat değişen zaman, eski alışkanlıkları yeniden sorgulatır. Dün doğal kabul edilen bir davranış, bugün çocuk hakları ve dijital güvenlik açısından farklı değerlendirilebilir. Bu değişimi tehdit olarak görmek yerine, gelişen toplumsal bilincin bir parçası olarak ele almak daha sağlıklı olacaktır.

Belki de artık sormamız gereken soru şudur: Çocuklarımızı sıcaktan nasıl koruyacağımız değil, onları hem fiziksel hem de dijital dünyanın risklerinden nasıl koruyacağımızdır.

Mahremiyet, yalnızca yetişkinlerin değil, çocukların da hakkıdır. O hak; inançtan, ideolojiden ve yaşam tarzından bağımsız olarak korunmayı hak eder. Toplumun ortak sorumluluğu da tam burada başlar: Çocukların rahatlığını gözetirken, onların kişisel sınırlarını ve gelecekteki haklarını da aynı hassasiyetle koruyabilmek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

TÜİK- Kasım ayında 188 bin 966 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı

İstanbul, 20 Aralık (Hibya) –Türkiye’de Kasım ayında 188 bin 966 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı.

Balıklıgöl Aydınlatması Tamamlanıyor

Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, AK Parti İl Başkanı M. İlhami Günbeği, Eyyübiye İlçe Başkanı Süleyman Elgün ve başkan yardımcılarıyla birlikte Balıklıgöl ve çevresinde devam eden aydınlatma çalışmalarını inceledi.

Siverek’in Şire Bağlarında Hummalı Çalışmalar Sürüyor

Siverek Belediyesi, kaybolmaya yüz tutan şire üzümünü yeniden canlandırmak amacıyla başlattığı “Millet Şire Bağları” projesi kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.

İsrail, Gazze saldırılarının ardından ateşkese geri döneceğini açıkladı

İsrail ordusu, Hamas’ın anlaşmayı “açıkça ihlal ettiğini” gerekçe göstererek Pazar günü hava saldırıları düzenledikten sonra Gazze’de ateşkesi yeniden uygulamaya koyacağını açıkladı.