Geçmişte sıklıkla duyduğumuz bir deyim vardır: “Demirden korkan trene binmez!” Aslında bu söz, birçoğumuzun hayat felsefesini de özetliyor.
Gazetecilik, halkın doğru bilgiye erişim hakkını savunmanın, kamu yararını gözetmenin adıdır.
Bu temel ilkeye bağlı kalarak, yıllardır birçok dosya haber ve kamu yararına haberler yaptık. Ancak, bu süreçte hiçbir zaman altı boş ya da iftira dolu bir haber yapmadık. Biz, bu memleketin gerçeklerini anlatmak, doğruları dile getirmek için varız.
Gazetecilik, adeta bir tren yolculuğuna benzer. Kimi zaman dümdüz, emniyetli bir hat üzerinde ilerlerken, kimi zaman ise keskin virajlara, engellere çarpıp durdurulmaya çalışılırız.
“Vız gelir tırıs giderler!” diye boşuna dememiş atalarımız. Son günlerde gündemi meşgul eden olaylar arasında dikkat çeken bir haber var ki, kaleme almadan duramazdım. Eski belediye başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün mimar kardeşi Uğur Beyazgül’ün hakkındaki haber, gündeme bomba gibi düştü.
Ancak, haberin ardından mimar efendi, bizi fotoğrafla yalanlamaya kalkıştı. Telaşla yapılan bu hamlede, gerçeklerin üstü örtülmeye çalışıldı.
Mimar efendinin, “Kişiye özel WhatsApp yazışmalarını yayınlamanın önemli bir suç olduğu aşikardır…” şeklindeki paylaşımı, yazışmaların kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin bir kanıtıydı. Üstelik, “Haberi yapan RHA Ajans sahibini ve WhatsApp yazışmasını veren şahsı mahkemeye verdim” açıklamasıyla da yola devam etti.
Uğur efendi, bakın biz bugüne kadar birçok dosya haber ve kamu yararına haber yaptık. Ancak asla altı boş, iftira dolu haberlere imza atmadık. Bu memleket bizi ve okuyucularımızı çok iyi tanır.
Daha önceki ricayı kabul etmediğimiz için bizi sosyal medyada engellemekle tehdit ettiniz. Ancak bilmelisiniz ki, demirden korkan trenin yolcusu olamaz. Gazetecilik, geri adım atmak için değil, doğruları savunmak içindir.
Bizim yaptığımız haberler nedeniyle mahkemeye verildik, evet. Ancak bunların çoğu ya takipsizlikle sonuçlandı ya da mahkeme tarafından beraat ettik. Yolumuzdan sapmayacağız, tehditler bizi yıldıramaz.
Biz dün memleketteydik, buradaydık, bugün buradayız ve yarın da yine burada olacağız. Ancak siz, Kocaeli, Karamürsel’de çünkü milletin yüzüne bakacak yüzünüz yok Çünkü biz bu memlekete aşığız. Siz ise, demirden korkanlar gibi trenin yolcusu olacaksınız.
Demirden korkmayanlar, gerçekleri söylemekten asla vazgeçmezler. Tren raydan çıksa da, doğru yolda ilerlemeye devam ederler.
Son söz olarak, herkesin bilmeli ki; gerçekler her zaman gün yüzüne çıkar, doğruluk her zaman galip gelir. Demirden korksak trena binmezdik, bu yolda yürümeye devam edeceğiz.