İki rakamı yan yana koymak yeterlidir.
90,8 milyar lira…
260 milyar liranın üzerinde…
İşte bugün Şanlıurfa ile Trabzon arasındaki tartışmanın özeti bu iki rakamda gizli.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin açılışı öncesinde yaptığı paylaşımda, Şanlıurfa’ya son 24 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 90,8 milyar lira yatırım yapıldığını açıkladı. Bakanlığın Trabzon için açıkladığı rakam ise aynı dönemde 260 milyar liranın üzerinde.
Şimdi bir başka rakama bakalım.
2025 yılı nüfus verilerine göre Şanlıurfa’nın nüfusu 2 milyon 265 bin 800.
Trabzon’un nüfusu ise 823 bin 323.
Yani Şanlıurfa’nın nüfusu Trabzon’un yaklaşık 2,75 katı.
Fakat yatırım rakamlarına baktığımızda tablo adeta tersine dönüyor.
Nüfusu daha küçük olan Trabzon’a açıklanan yatırım, Şanlıurfa’nın yaklaşık üç katı.
Şimdi sormayalım mı?
Bu farkın izahı nedir?
Öncelikle hakkaniyetli olalım.
Trabzon’a yatırım yapılmasına kimsenin itirazı yok.
Trabzon’un yolları da yapılmalı, tünelleri de, çevre yolu da, raylı sistemi de…
Bir şehir yatırım istiyorsa almalı.
Ancak kamu kaynaklarının dağılımı söz konusu olduğunda başka bir soru da meşrudur:
Peki Şanlıurfa?
Türkiye’nin nüfusu en yüksek illerinden biri olan, genç nüfusuyla geleceğin şehirlerinden biri olma potansiyeli taşıyan Şanlıurfa neden bu karşılaştırmada bu kadar geride kalıyor?
İşte tartışılması gereken nokta burası.
Bakanın memleketi meselesi
Şimdi konunun daha hassas tarafına gelelim.
Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’da doğdu. Resmî biyografisinde bu açıkça yer alıyor. Dahası Uraloğlu, 2023 yılında Trabzon’da yaptığı konuşmada Trabzon için “baba ocağım” ifadesini kullanmış ve kentin bölgesinde lider, refahın hissedildiği bir dünya kenti olması için çalıştıklarını söylemişti.
Dolayısıyla Trabzon ile Bakan Uraloğlu arasındaki hem doğduğu şehir hem de siyasi ve mesleki geçmiş bakımından güçlü bağ zaten kamuoyunun bilgisi dahilinde.
Buradan hareketle kimsenin Bakan’ın Trabzon’a yatırım yapmasını eleştirmesi gerekmiyor.
Ama tam da bu nedenle Şanlıurfa’nın sorduğu soru daha önemli hâle geliyor:
Trabzon’a gösterilen yatırım iradesinin benzeri neden Şanlıurfa için aynı ölçekte görünmüyor?
Bu bir suçlama değildir.
Bu, bir kamu politikası sorusudur.
Ve bu sorunun sorulması da son derece doğaldır.
“Üvey evlat” hissi nereden doğuyor?
Şanlıurfa’da bazı vatandaşların zaman zaman dile getirdiği “üvey evlat” hissinin kaynağı da tam olarak burada aranmalı.
Kimse “Trabzon’a fazla yatırım yapıldı” demiyor.
Şanlıurfa’nın söylediği şey daha basit:
“Bizim payımız neden bu kadar düşük?”
Çünkü Şanlıurfa yalnızca nüfusuyla büyük bir şehir değil.
Kent büyüyor.
Yeni yerleşim alanları oluşuyor.
Şehir Hastanesi gibi yeni merkezler ulaşım akslarını değiştiriyor.
İlçeler ile kent merkezi arasındaki ulaşım ihtiyacı her geçen gün artıyor.
Trafik yoğunluğu büyüyor.
Ve bütün bunların üzerine genç nüfusun gelecekte oluşturacağı ulaşım talebi ekleniyor.
Dolayısıyla bugün yapılacak ulaştırma yatırımları, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek için değil, Şanlıurfa’nın gelecek 20-30 yılını kurtarmak için gerekli.
603 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Peki sonra?
Bakan Uraloğlu’nun Şanlıurfa paylaşımında önemli veriler var.
Son 24 yılda 603 kilometre bölünmüş yol yapıldığı, kentte fiber ağın 7 bin 269 kilometreye ulaştığı belirtiliyor.
Şanlıurfa Şehir Hastanesi Köprülü Kavşağı ve Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Köprülü Kavşağı gibi projeler de hayata geçirilmiş durumda. Ayrıca çeşitli yol projelerinde çalışmalar sürüyor.
Bunların hiçbirini yok sayamayız.
Fakat bir şehir büyürken yapılan yatırımların sadece miktarına değil, ihtiyacı karşılama kapasitesine de bakmak gerekiyor.
Çünkü 2,2 milyonluk bir şehre “603 kilometre bölünmüş yol yaptık” demek başka bir şeydir;
“Şanlıurfa’nın önümüzdeki 20 yıllık ulaşım sorununu çözecek sistemi kurduk” demek başka bir şey.
Şanlıurfa’nın ihtiyacı ikinci cümledir.
Trabzon’da 260 milyar lira konuşulurken…
Trabzon’da ise yalnızca geçmiş yatırımlar konuşulmuyor.
Bakanlığın açıklamalarında Zigana Tüneli, Kanuni Bulvarı ve Güney Çevre Yolu gibi büyük projeler öne çıkıyor. Raylı sistem ve demiryolu bağlantıları da kent için gelecek vizyonunun parçası olarak gündemde. Bakanlık, Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liralık yatırım gerçekleştirildiğini açıklıyor.
İşte Şanlıurfa’nın bakması gereken yer tam da burası.
Trabzon geleceğin ulaşımını planlarken Şanlıurfa geleceğin ulaşımını ne zaman planlayacak?
Şanlıurfa’nın şehir içi ulaşımında kalıcı çözüm nerede?
Raylı sistem konusunda somut takvim nerede?
Kentin büyümesini taşıyacak yeni çevre yolları nerede?
İlçeleri birbirine ve kent merkezine daha hızlı bağlayacak ulaşım koridorları nerede?
Şehir Hastanesi, üniversite, sanayi bölgeleri, havaalanı ve yeni yerleşim alanlarını birbirine bağlayan bütüncül ulaşım planı nerede?
Sorular çoğalıyor.
Mesele Trabzon değil, mesele adalet duygusu
Burada özellikle altını çizmek gerekiyor:
Bu yazı Trabzon’a karşı değildir.
Trabzon’un aldığı yatırımın azaltılmasını savunmak da değildir.
Tam tersine, Trabzon’a yapılan yatırımların Şanlıurfa için de bir örnek oluşturması gerektiğini söylüyor.
Çünkü kamu hizmetinde mesele “Trabzon mu, Urfa mı?” meselesi olmamalı.
Mesele;
ihtiyaç nerede daha büyükse, yatırımın oraya ne ölçüde yönlendirildiği meselesidir.
Bir kentte 823 bin insan yaşarken 260 milyar liralık yatırım açıklanıyor, 2 milyon 265 bin insanın yaşadığı başka bir kentte 90,8 milyar liralık yatırım açıklanıyorsa, vatandaşın “Neden?” diye sorması son derece normaldir.
Bu sorunun cevabı verilmelidir.
Hem de rakamlarla.
Sayın Uraloğlu, Urfa cevap bekliyor
Sayın Bakan…
Şanlıurfa’nın sizinle kişisel bir meselesi yok.
Şanlıurfa’nın Trabzon’la da bir kavgası yok.
Şanlıurfa yalnızca hakkını, payını ve geleceğini soruyor.
Sizin memleketiniz Trabzon’a yapılan 260 milyar liranın üzerindeki yatırımı elbette savunabilirsiniz.
Ama 2 milyon 265 bin nüfuslu Şanlıurfa’nın 90,8 milyar liralık yatırım rakamını da Şanlıurfalıların önüne koyduğunuzda, ister istemez şu soru geliyor:
“Sayın Bakan, Trabzon sizin baba ocağınız olabilir; peki Şanlıurfa neden aynı ölçekte yatırım bekleyen bir şehir olarak görülmesin?”
Şanlıurfa’nın istediği ayrıcalık değil.
Eşit ölçekte ilgi, güçlü bir ulaştırma vizyonu ve geleceği taşıyacak yatırımlar.
Çünkü bu şehir artık yalnızca “yatırım yapıldı” cümlesini duymak istemiyor.
Hangi yatırımın yapılacağını,
ne zaman yapılacağını,
kaç milyar lira kaynak ayrılacağını
ve en önemlisi,
Şanlıurfa’nın 10, 20, 30 yıl sonraki ulaşım ihtiyacının nasıl karşılanacağını bilmek istiyor.
Ve evet…
Rakamlar tek başına “Şanlıurfa üvey evlattır” hükmünü kurmaz.
Ama rakamlar, Şanlıurfa’da neden böyle bir algı oluştuğunu sormak için fazlasıyla güçlü bir zemin oluşturuyor.
Şimdi söz Sayın Uraloğlu’nda.
90,8 milyar ile 260 milyar arasındaki bu makasın gerekçesi nedir?
Şanlıurfa, bu sorunun cevabını bekliyor.