Şanlıurfa gibi futbolla yatıp futbolla kalkan bir şehirde, yine gündem Şanlıurfaspor. Herkesin dilinde aynı soru: “Ne olacak bu işin sonu?”
31 Mayıs’ta yapılan olağanüstü kongre, daha sonuçlanır sonuçlanmaz yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Mustafa Kemal Saraçoğlu ile Hasan Avcı arasında geçen ve iki oy gibi incecik bir farkla biten seçim, aslında sahada değil ama kulislerde çok daha büyük bir maçın başlangıcı oldu.
Saraçoğlu cephesi “usulsüzlük var” diyor. Oyların bazı kişiler tarafından haksız kullanıldığı, delege olmayanların oy kullandığı, hatta mevcut başkanın üyelik sürecinin tartışmalı olduğu iddiaları… Bunlar ortaya atılınca iş sadece bir seçim meselesi olmaktan çıktı, hukuk zeminine taşındı.
Şimdi Urfa’da kahvede de konuşuluyor, tribünde de konuşuluyor, esnafın dilinde de aynı cümle dönüp duruyor:
“Bu iş nereye gidecek?”
Mahkeme süreci başladı, kayyum talebi şimdilik geri çevrildi ama dosya kapanmadı. Şimdi gözler 18 Haziran Perşembe gününe çevrilmiş durumda. Herkesin beklediği şey net: ya bu iş tamam denecek ya da yeni bir süreç başlayacak.
“URFA’DA FUTBOL SABIR İSTER AMA BU SEFER ZAMAN DAR”
Şanlıurfa’da bir söz vardır: “Sabır taş olsa çatlar.” İşte Şanlıurfaspor meselesi de biraz öyle bir noktaya geldi. Çünkü ortada sadece yönetim tartışması yok, işin içinde zaman var, plan var, transfer var.
22 Haziran’da transfer dönemi başlıyor. Yani daha mahkeme kararı gelmeden kulübün masaya oturması, oyuncu bakması, kadro kurması gerekiyor. Ama ortada hâlâ “kim yönetecek?” sorusu net değilse, işte o zaman sıkıntı büyüyor.
Futbol öyle beklemeye gelmez. Rakipler çoktan planını yapar, sen daha “kim başkan olacak” diye düşünürken sezon elden kayar gider.
“BUTLAN OLURSA NE OLUR, OLMAZSA NE OLUR?”
Şanlıurfaspor camiasında en çok konuşulan kelimelerden biri de artık “mutlak butlan” oldu. Hukuki bir terim ama sokakta karşılığı şu: “Başa dönülür mü, dönülmez mi?”
Eğer mahkeme kongreyi geçersiz sayarsa, kulüp yeniden seçim sürecine gidecek. Bu da yeni bir yönetim, yeni bir kongre, yeni bir zaman kaybı demek.
Ama eğer mevcut yönetim devam eder denirse, bu kez de işin yükü Hasan Avcı yönetiminin omzuna binecek. “Artık mazeret yok, hemen transfer, hemen hazırlık” denilecek.
İki ihtimal de aslında aynı noktaya çıkıyor: zaman kaybetmeden hareket etmek.
“URFALI TARAFTAR ARTIK NETLİK İSTİYOR”
Şanlıurfa taraftarı öyle lafı dolandırmaz. Net konuşur. Tribünde de kahvede de aynı cümleyi söylüyor: “Biz belirsizlik değil, takım görmek istiyoruz.”
Çünkü bu şehir futbolu seviyor. Maça gider, takımını destekler, yenilse de bağrına basar ama bir şeyi sevmez: belirsizlik.
Şimdi herkesin ortak beklentisi şu: 18 Haziran’da ne olacaksa olsun, ama artık bir yön belli olsun. Kulüp sürekli aynı döngüde kalmasın.
“BİR KARAR, BİR SEZONU BELİRLEYEBİLİR”
Bazen bir karar sadece bir dosyayı değil, bir sezonu etkiler. Şanlıurfaspor için de durum tam olarak böyle.
Eğer süreç uzarsa, hazırlık gecikir. Hazırlık gecikirse, sezon sıkıntıya girer. Sezon sıkıntıya girerse, tribün üzülür.
Ama tam tersi olursa, yani hızlı ve net bir karar çıkarsa, o zaman Şanlıurfaspor yeni sezona daha derli toplu, daha planlı girme şansı yakalar.
“SON SÖZ: URFA’NIN UMUDU BÜYÜK”
Urfa’da futbol sadece futbol değildir. Bir şehir meselesidir, bir aidiyet meselesidir. Şanlıurfaspor da bu şehrin kalbidir.
O yüzden herkesin ortak temennisi aynı: kim haklı, kim haksız tartışmasından önce, bu kulüp zarar görmesin.
18 Haziran’da verilecek karar ne olursa olsun, asıl mesele ondan sonra başlayacak. Çünkü önemli olan karar değil, o karardan sonra nasıl bir yol yürüneceğidir.
Urfa’nın diliyle söylemek gerekirse:
“Allah sonumuzu hayreylesin… ama bu iş artık uzamasın.”
