Bugün Kurban Bayramı… Sabahın bereketiyle camiler doldu, dualar edildi, sofralar kuruldu. Çocukların neşesi sokaklara taşarken, büyükler de bir yandan bayramlaşmanın huzurunu yaşadı. Urfa’da bayram başka olur; bir evde kavurma kokusu yükselirken diğer evde çay demlenir, kapılar misafire sonuna kadar açılır. Ama bayramın güzelliğini gölgeleyen bir mesele var ki, her yıl aynı uyarıları yapmamıza rağmen hâlâ tam anlamıyla çözülebilmiş değil: Temizlik ve ilaçlama konusu…
Malum, havalar sıcak… Hem de öyle böyle değil. Urfa sıcağı adamı gölgede bile düşündürür. Böyle havalarda kurban satış ve kesim alanlarında oluşan atıklar zamanında temizlenmezse sinek de olur, kötü koku da olur, şikâyet de eksik olmaz. Sonra herkes birbirine dönüp aynı soruyu sorar: “Bu sinekler nereden geldi?” Vallahi sinek durduğu yerde bayram etmiyor; ihmali görünce fırsatı kaçırmıyor.
Onun için kurban satış ve kesim alanlarında temizlik çalışmalarının düzenli şekilde yapılması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Çöp konteynerleri belirli aralıklarla boşaltılmalı, yıkanmalı ve ilaçlanmalıdır. Çünkü sıcak havada bekleyen organik atık, sinek için adeta açık davettir. Hele bir de konteyner taşmışsa, geçmiş olsun… Mahallenin sineği yetmezmiş gibi civar mahallelerden de misafir gelir.
Sadece konteynerler değil, kesim alanlarının tamamında da düzenli ilaçlama çalışmaları yürütülmelidir. Temizlik bazen fark edilmez ama eksikliği herkesi rahatsız eder. Bir sokakta kötü koku başladı mı önce camlar kapanır, sonra homurdanmalar başlar. Hâlbuki alınacak küçük tedbirlerle büyük sıkıntıların önüne geçmek mümkündür.
Kurban atıkları ile hayvan derilerinin gelişi güzel bırakılması da ayrı bir problemdir. Rastgele bırakılan her atık hem çevreyi kirletmekte hem de halk sağlığını tehdit etmektedir. Eskiler “Komşunu rahatsız eden işten bereket gelmez” derdi. Gerçekten de bayram paylaşmaksa, çevreyi temiz tutmak da bu paylaşmanın en önemli parçasıdır.
Bu noktada ilçe belediyelerine büyük görev düşmektedir. Temizlik ekiplerinin bayram boyunca sahada aktif görev yapması, atıkların hızlı şekilde toplanması ve ilaçlama çalışmalarının aksatılmadan sürdürülmesi gerekir. Çünkü mesele yalnızca görüntü değil; sağlık, huzur ve yaşam kalitesi meselesidir.
Elbette vatandaşların da daha duyarlı davranması gerekiyor. “Nasıl olsa biri toplar” anlayışıyla hareket edilirse ne sokak temiz kalır ne mahalle huzurlu olur. Şehir dediğin şey sadece belediyeden ibaret değildir; biraz kurumların emeği, biraz da vatandaşın hassasiyetidir. Herkes kapısının önüne sahip çıksa, inan birçok mesele kendiliğinden çözülür.
Bayram sabahı temiz sokaklardan geçmenin huzuru başkadır. Çocukların rahatça oynadığı, misafirlerin gönül rahatlığıyla dolaştığı bir şehir hepimizin ortak isteğidir. Çünkü temizlik yalnızca görüntü değil; aynı zamanda saygıdır, kültürdür, medeniyettir.
Netice itibarıyla; Kurban Bayramı’nın huzur içinde geçebilmesi için temizlik, ilaçlama ve atık yönetimi çalışmalarına gereken önem verilmelidir. Bayram insanlar için bayram olsun; sinekler için değil…