Urfa’yı Hedef Almak Kolay, Urfa’yı Anlamak Zor

Bir şehir düşünün…

Binlerce yıllık tarihiyle insanlık medeniyetinin en eski izlerini taşıyor.

Göbeklitepe’siyle tarihin bildiğimiz sayfalarını yeniden yazdırıyor, Harran’ıyla medeniyetlerin hafızasını bugüne taşıyor, Balıklıgöl’üyle şehrin ruhunu yaşatıyor, Karahantepe’siyle geçmişimize dair bildiklerimizi yeniden düşündürüyor, Halfeti’siyle doğayı ve tarihi aynı manzarada buluşturuyor.

Ama ne yazık ki bazıları için bütün bunların hiçbir önemi yok.

Onlar için Urfa; birkaç cümleyle gündeme gelmenin, sosyal medyada görünür olmanın ve birkaç günlük şöhret kazanmanın kolay adresi.

Biraz sert konuşacaksınız…

Biraz genelleyeceksiniz…

Biraz da Urfalıları hedef alan ifadeler kullanacaksınız.

Sonra gerisi kendiliğinden gelecek.

Tepkiler yükselecek, paylaşımlar artacak, isim daha fazla duyulacak.

Ve birkaç saatlik ya da birkaç günlük bir şöhret…

İşte tam da buna itiraz etmek gerekiyor.

Çünkü Urfa kimsenin şöhret basamağı değildir.

Şanlıurfa bir sosyal medya malzemesi değildir.

Harran ise birkaç klişeden ibaret hiç değildir.

Geçtiğimiz ay Feride Durdu’nun kendisini Urfalı öğretmen olarak tanıtmasının ardından Şanlıurfa ve Urfalılara yönelik ağır ifadeleri kamuoyunda büyük tepki toplamış, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtilmişti. Daha sonra kendisinin Urfalı olmadığı ve yurt dışında yaşadığına ilişkin bilgiler gündeme geldi.

Daha bu tartışmanın yankıları dinmeden, bu kez Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Eryılmaz’ın KPSS üzerinden Harran’a yönelik sözleri gündeme taşındı.

Bir ilçenin insanlarını elektrik faturası ödememek veya trafik cezası almamak gibi ifadeler üzerinden topluca değerlendirmek, eleştiri sınırlarını aşan bir genellemedir.

Burada asıl mesele, kimin söylediğinden önce ne söylendiğidir.

Çünkü siyasetçinin sözü sıradan bir vatandaşın sözünden farklıdır.

Siyasetçi konuştuğunda yalnızca kendisini değil, temsil ettiği siyasi anlayışı da ortaya koyar.

Bu nedenle siyasetçinin kullandığı dilin bir ağırlığı, bir sorumluluğu vardır.

Hele söz konusu olan bir şehrin ya da ilçenin insanlarını topluca ilgilendiren genellemelerse…

Bu sorumluluk daha da büyür.

Şimdi bir an durup düşünelim.

Harran’da yaşayan insanların tamamını aynı davranış kalıbının içine koymak mümkün mü?

Elbette değil.

Türkiye’nin herhangi bir ilçesine gidin.

Elektrik borcu olan da vardır, olmayan da.

Trafik cezası yiyen de vardır, hayatında hiç ceza almayan da.

Kurallara uyan da vardır, ihlal eden de.

O halde neden bir ilçenin tamamı birkaç örnek üzerinden tarif edilsin?

İşte asıl soru budur:

Neden Harran?

Çünkü Harran, yıllardır bazı çevrelerin zihninde gerçek bir ilçeden ziyade birtakım siyasi ve sosyolojik klişelerin sembolüne dönüştürülmeye çalışılıyor.

Oysa Harran bir siyasi parti değildir.

Harran bir ideoloji değildir.

Harran, birkaç kişinin davranışı üzerinden tarif edilebilecek bir yer hiç değildir.

Harran; tarihiyle, toprağıyla, tarımıyla, üretimiyle, emeğiyle ve insanıyla Şanlıurfa’nın önemli ilçelerinden biridir.

Elbette Harran’ın da sorunları vardır.

Elbette eleştirilecek yönleri vardır.

Elbette yanlış yapan insanlar da vardır.

Ama birkaç kişinin davranışından yola çıkarak binlerce insanı aynı kefeye koymak ne adildir ne de hakkaniyetlidir.

Çünkü eleştirmek başka, yaftalamak başkadır.

Sorunu göstermek başka, insanları küçümsemek başkadır.

Bir uygulamayı eleştirmek başka, bir şehrin insanlarını topluca mahkûm etmek bambaşkadır.

Şanlıurfa’nın sorunları yok mu?

Elbette var.

Eğitimden istihdama, tarımdan ulaşıma, elektrikten altyapıya kadar çözüm bekleyen onlarca mesele var.

Üstelik bunları konuşmak için herhangi bir bahaneye de ihtiyaç yok.

Ama gerçek sorunlarla yüzleşmek emek ister.

Belge ister.

Araştırma ister.

Çözüm önerisi ister.

Bir şehri birkaç klişeyle anlatmak ise çok daha kolaydır.

İşte mesele tam da burada başlıyor.

Urfa’yı hedef almak kolaydır; Urfa’yı anlamak zordur.

Urfa’yı tanımadan Urfa hakkında hüküm vermek kolaydır.

Harran’ın tarihini, insanını ve hayatını bilmeden Harran hakkında konuşmak kolaydır.

Sıcağın altında tarlada çalışan insanı görmeden, sabahın erken saatlerinde kepenk açan esnafı tanımadan, çocuğunun geleceği için mücadele eden aileyi anlamadan Urfalılar hakkında genelleme yapmak kolaydır.

Zor olan ise bu şehri gerçekten tanımaktır.

Zor olan, insanların hayatına dokunmaktır.

Zor olan, sorunu doğru tespit edip çözüm üretmektir.

Gerçek siyaset de zaten burada başlar.

Siyasetin görevi insanları birbirine karşı kışkırtmak değil, insanların sorunlarını çözmektir.

Gerçek cesaret, milyonlarca insanı bir cümleyle yaftalamak değildir.

Gerçek cesaret; yanlış gördüğünüz sistemi, yanlış gördüğünüz uygulamayı, yanlış gördüğünüz politikayı ortaya koyup çözüm önermektir.

Bir ilçenin tamamına söz söylemek çoğu zaman cesaret değil, kolaycılıktır.

Üstelik bu dil yalnızca Urfa’yı incitmiyor.

Türkiye’nin şehirleri arasındaki toplumsal bağı da zedeliyor.

Bugün Harran hedef alınır.

Yarın başka bir şehir…

Sonra herkes birbirinin memleketini küçümsemeye başlar.

Ortaya siyaset değil, memleketler üzerinden yürütülen bir polemik çıkar.

Bunun kimseye faydası yok.

Şanlıurfa’nın da buna ihtiyacı yok.

Çünkü Urfa’nın gündeme gelmek için kimsenin hakaretine ihtiyacı bulunmuyor.

Urfa’nın zaten anlatacak kocaman bir hikâyesi var.

Bu topraklarda insanlık tarihinin en eski sayfaları yazıldı.

Göbeklitepe dünya tarihine ışık tuttu.

Harran, yüzyıllar boyunca medeniyetlerin buluşma noktası oldu.

Balıklıgöl, şehrin hafızasına dönüştü.

Karahantepe, geçmişimize dair bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağladı.

Halfeti, kendine özgü tarihi ve doğasıyla bu şehrin zenginliğine zenginlik kattı.

Müziği, mutfağı, kültürü, gelenekleri ve insanıyla Urfa zaten başlı başına bir hikâyedir.

Dolayısıyla bu şehri gündeme taşımak için kırıcı sözlere, ucuz polemiklere ve genellemelere ihtiyaç yoktur.

Ama belli ki bazıları bunu bilmiyor.

Ya da bilmek işlerine gelmiyor.

Çünkü Urfa’nın adı büyük.

Urfa konuşulduğunda karşılık buluyor.

Urfalı, kendisine yönelen haksızlığa sessiz kalmıyor.

İşte bu yüzden Urfa üzerinden yapılan her polemik kısa sürede büyüyebiliyor.

Fakat bu durum hiç kimseye Urfa üzerinden siyasi veya kişisel prim yapma hakkı vermiyor.

Buradan açıkça söylemek gerekiyor:

Urfa kimsenin şöhret basamağı değildir.

Ne sosyal medya etkileşimi için…

Ne siyasi polemik için…

Ne de birkaç günlük görünürlük uğruna.

Urfa’nın eleştiriye elbette ihtiyacı var.

Ama hakarete değil.

Sorunlarının konuşulmasına ihtiyacı var.

Ama genellemeye değil.

Siyasetçilerin ilgisine ihtiyacı var.

Ama ucuz siyasi polemiklere değil.

Bir siyasetçi gerçekten Urfa’ya dokunmak istiyorsa, Urfalıyı küçümsemek yerine Urfa’nın sorunlarını gündeme getirmeli.

Harran’ı gerçekten konuşmak istiyorsa, Harran’ın insanını yaftalamak yerine Harran’ın eğitimini, tarımını, altyapısını, istihdamını ve geleceğini konuşmalı.

Çünkü siyaset, insanlara tepeden bakmak değil; insanların yanına inmektir.

Şehirleri birbirine düşürmek değil, şehirlerin sorunlarına çözüm üretmektir.

Ve artık Urfalının da şu soruyu sormaya hakkı var:

Neden gündeme gelmek isteyen herkes önce Urfa’yı seçiyor?

Belki de cevap çok basit.

Çünkü Urfa’nın adı büyük.

Çünkü Urfa’nın insanı sesine sahip çıkıyor.

Çünkü bu şehir kendisine yönelen haksızlığa sessiz kalmıyor.

Ama unutulmaması gereken bir şey var:

Bir şehri küçümsemek sizi büyütmez.

Bir ilçeyi yaftalamak sizi daha güçlü göstermez.

Milyonlarca insanı tek cümleyle tarif etmek sizi daha cesur yapmaz.

Tam tersine…

Bir şehri anlamaya çalışmak, insanına kulak vermek ve gerçek sorunlarına çözüm üretmek insanı büyütür.

O yüzden Urfa hakkında konuşacaksanız konuşun.

Ama önce tanıyın.

Harran’ı eleştirecekseniz eleştirin.

Ama önce orada yaşayan insanları görün.

Siyaset yapacaksanız yapın.

Ama insanlara saygıyı elden bırakmayın.

Çünkü Urfa’yı hedef almak kolaydır.

Urfa’yı anlamak zordur.

Ve unutmayın…

Urfa kimsenin şöhret basamağı değildir.

Bu kadim şehir, birkaç kişinin gündem olma arzusundan çok daha büyük bir hikâyeye sahiptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

SON DAKİKA: “Dijital içeriklere sıkı takip: ‘Sanal devriye’ ile adli süreçler başlatıldı”

Adalet Bakanlığı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından sosyal medya ve dijital mecralarda yapılan paylaşımların yakından takip edildiğini açıkladı.

Eyyüpoğlu’ndan Haliliye Kaymakamına Ziyaret

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve TBMM İdare Amiri İbrahim Eyyüpoğlu, Haliliye İlçe Başkanı Mustafa Bağmancı ve AK Parti Gençlik Kolları MKYK Üyesi Fırat Köran ile birlikte Haliliye Kaymakamı Muhammed Serkan Şahin’i makamında ziyaret etti.

ŞILDAK ÇİFTİNDEN AİLE ZİYARETLERİ

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, eşi Fatma Nur Şıldak ile birlikte Yaşlılar Günü kapsamında hane ziyaretleri gerçekleştirdi.

Meteoroloji’den kuvvetli rüzgar ve yağış ile toz taşınımı uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), kuvvetli rüzgar ve yağış ile toz taşınımına karşı uyardı.